5 Aralık 2019 - Kural Sonuççuluk ve Değerler - Beşir Özgür Nayır

5 Aralık 2019 - Kural Sonuççuluk ve Değerler - Beşir Özgür Nayır

Issız bir sokakta üç tane insan olduğunu farzedin. Bu üç insandan iki tanesi üçüncüye saldırmak üzere. Saldırı teşebbüsünde bulunan iki insan silahlı; saldırıya uğrayacak insan ise silahsız ve masum. Bu duruma müdahale edecek hiçbir kişi veya kurumun da olmadığını düşünmemiz elzem. Şimdi, bu durum karşısında dördüncü bir insan farzedin. Bu insan güvenli bir konumdan olaya tanık oluyor. Olaya müdahale edecek bir hareket yapma şansı var. Ancak müdahale ettiği durumda tek şansı iki saldırgana da ∂ birim (yani toplamda 2∂ birim) zarar vermek. Müdahale etmediği durumda ise saldırıya uğrayan kişi ∂ birim zarar görecek. Bu durumda, bu dördüncü şahsın olaya müdahale etmesi ahlaki olarak kabul edilebilir bir eylem midir? Klasik eylem-utilitaryanizmi bu senaryoya baktığında toplam fayda-zarar hesabının neticesinde olaya müdahale etmenin ahlaki olarak doğru olmayacağını, neticede elde edilen faydayı en yüksek seviyede tutmanın yolunun saldırganlara müdahale etmemek olacağını söyleyebilir. Fayda prensibine dayanan bu ahlak teorisinin odağında bir olayın neticesinde elde edilecek aktüel fayda vardır. Gelgelelim yukarda sunduğum örnek bazında eylem-utilitaryanizmi tatmin edici bir yanıt verememektedir. Eylem-utilitaryanizminin karşısında konumlandıracağımız sonuççu ahlak teorisi kural-sonuççuluk olacaktır. Kural-sonuççuluk eylem-utilitaryanizminin aksine tekil ve aktüel sonuçlardan ziyade genel-geçerliliği olan ve rasyonel değerlendirmelerle ulaşılabilecek sonuçlara odaklanır. Bu bağlamda verili zamanda incelenen tekil bir eylem hakkında değil, zamansal ve kişisel belirlenmişlikleri olmayan ‘eylem çeşitleri’ne göre ahlaki yargılar sunar. Bu makaledeki maksadım yukarda sunmuş olduğum düşünce deneyinden yola çıkarak mevcut kural-sonuççuluk literatüründeki belli başlı problemlere bir çözüm mahiyetinde gördüğüm yeni bir argüman ortaya koymaktır. Bu minvalde ilk önce Brad Hooker’ın kural-sonuççuluk literatürüne önerdiği ‘felaketi önleme kuralı’ hakkında konuşacağım. Bu kuralın verili düşünce deneyine uygulanabilmesi için gerekli fakat eksik gördüğüm bir temellendirmeye gideceğim. Makalenin sonunda ortaya koymuş olacağım argüman, kural-sonuççuluk için ‘sonuççu ahlaki değerler’ ismini verdiğim evrensel, çoğul ve koşullu (yani kendinden meşru olmayan) prensipleri barındıracak. Bu değerleri ihtiva eden Kural-sonuççuluğu ‘İkinci Derece Kural-sonuççuluk’ şeklinde adlandırmayı önereceğim.